bazen olur öyle

isyan etmekle kader demenin arasında  arafta kaldığım biten iki mevsimin ikincisinden bildiriyorum... baharda çiçek olan meyvedir yaza umuduyla beklediğim hiç gelmeyen yazın tam ortasında kalırsın ya ıssızca.yalnızca kalmazsın yaşamaktan da kaçarsın... kaçınca kurtulamadığın , ağustos ortasında üşüdüğün ömrünün en uzun yazını geride bıraktıysan , kışa hazırsın demektir dediler...diktiğim zeytin ağaçlarının 1 yaşında olduğu;en uzun ikinci... Continue Reading →

Reklamlar

müzik hiç susmasın

  müzik hiç susmasın beklediğimiz bir baharsa eğer nisan bitmesin, mayıs hiç gelmesin... "insanı insan eksiltir, nasıl çoğaltırsa" demiş Hasan Ali Topbaş Giden eksiltti, gelen çoğaltmasın...  

hoş geldin sevgili kış

bir yaz çocuğu olarak zor bu cümleyi kurmak. zaten yılın sekiz ayı doğduğum gün gelsin, herkesten daha tekil hissettiğim şu dünya da biraz da olsa doğum günümde normal hissedeyim demiş olmanın hemen ardından, belki de dört mevsimin en zor ve acımasız dönüşümüne şahit olmak...henüz ruhum ve kemiklerim ısınmışken tekrar yapraksız kalacak ağaçlarla konuşmak ... sanırım yeni bir yılın neden kışın... Continue Reading →

bir güzellikte siz yapın

ağlayınca göz rengi değişen insanları sevin; ruhlarını daha iyi görebilirsiniz. ağlayan insanları da sevin, içlerinde hala insanlık kalmış demektir gün batımlarını seyredin, her bitişin başlangıca dönüşeceği hissini başka yerde bulamazsınız... yel değirmenlerini siz de seyredin, belki rüzgarın anlatacak bir hikayesi vardır dinlememiz gereken... arada da olsa sigara için,  bazen dünyanın griliğini kapatacak başka bir dumana ihtiyaç duyar... Continue Reading →

çünkü her hayal küçük bir düşle başlar

bana hep ortalama olarak nasıl bir yıl geçirmek isterdin diye sorsalar, seneler sonra net yanıtım 2016 olurdu... ülkemin konjonktürel durumundan mütevellit hiç düzlüğe çıkmamış siyaseti sebebiyle içim kanayarak izlediğim tüm vahşeti ve utanarak canlı kaldığıma şükrettiğimi bir tarafa bırakırsam damak tadımı buldum bu yıl . Sanırım 30 yaş uğurlu geldi...ve asıl şimdi başlıyordu... uzay çapında ki... Continue Reading →

hiç otuz olmadım ki

aylardır  öyle çok şey var ki içim de biriktirdiğim.. Ağlama duvarı açsam  dolar taşar sanırsam! kendimi kaybettiğim kurumsal hayatımın gri çukurundan ev hayatımın siyah çukuruna her gün yaptığım yolculuk yaz gelmesiyle biraz da olsa renklendi...ne de olsa yaz çocuğuyum ben ! velhasıl kelam ağrılı sızılı inmeli çıkmalı 9 ayın sonunda nefes aldım ! nefes almak... Continue Reading →

her şeyin bir ilki vardır…

dün gece oturmuş , sonbaharın gelmesiyle nereden çöktüğünü anlamadığımız tembelliğimizle nasıl olur da bu döngüden kurtulabilirizi konuşuyorduk ki; hayatımızda ki ilkleri ne çok özlediğimizi fark ettim... İlklerle yaşadığımız heyecanı aslında tekrar nasıl da istediğimizi... çok alakasız görünse de aslında konu tamamen ilk kez İngiltere'de içip çok sevdiğim CARLING birayı 5 yıl sonra hiç beklenmedik bir anda bulmamla oldu:)... Continue Reading →

yeniden başlarken…

şimdi aklımdan ne geçse yazmak zamanı. içimde tutamayacak kadar büyüdüler zira...öyle göz yaşı döküp,köşe bucak kaçmalarla da geçecek gibi değiller sanki. Büyümek, eskiden lunaparkta zamanı dondurup eğlenecekmişim gibi gelirken her geçen gün aslında omuzlarımda taşıdığım bir yük esasında... insan bedeninin bu kadar yüke dayanamayıp toprakla bütünleşmesi doğal bir huzur döngüsü sanki. dünyanın bütün acılarını hissetmek... Continue Reading →

geri döndüm …

1 yıl kadar uzuuuun bir aradan sonra ,evet geri döndüm! küçük bir taşınma ve özgün bir isimle :)sanırım kötü bir alışkanlık,başladığım hiç bir şeyi bitirememek...hayatımda başlamış olanların bitememesi,temiz bir sayfa sonu yapamamasından kaynaklanıyor olabilir mi sorusu geliyor aklıma... dikkat dağınıklığıyla,uzman birisi tarafından konulmuş zihnimde ki zincirleme fikir baloncukları da cabası sanırım...tüm bunlar sebebi ile normal olmamanın ne... Continue Reading →

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑